Cevaplar.Org

TARİHTE BUNLAR OLDU-50

Sultan İkinci Abdülhamid han Şam-Mekke demiryolunu yapmaya kalkışınca, alışkanlık icabı, bu proje çok garipsendi. Hatta gülüp, şöyle diyenler bile oldu; “Biz araba yolu yapmaktan aciziz. Nerede kaldı 2000 küsür kilometrelik demiryolu yapmak? Böyle büyük bir projeyi gerçekleştirmek için gerekli para ve bilgimiz var mı?”


Salih Okur

nedevideobendi@gmail.com

2018-10-05 07:59:24

EN BİRİNCİ DÜŞMANIMIZ YEİS

Yeis malum olduğu üzere ümitsizlik demektir. Hayat meydanına atılan , bir şeyler ortaya koymak isteyen her ferd ve cemiyetin önünde hemen ilk anda dikiliveren bu hâil, milletler için kanser derecesinde bir hastalıktır ve bir kaç asırdır müslüman coğrafyayı bir ahtapot gibi sarmıştır.

Edebiyat bilgini, diplomat, tarihçi, ikinci bir İbn-i Haldun ve Emirü'l Beyan(Söz emiri) merhum Emir Şekip Arslan'ın(v. 1947) Müslümanların Gerileme Sebepleri adlı eserinde gördüğüm ilginç bir hadiseyi nazarlarınıza –kısaltarak- arz etmek istiyorum.

Sultan İkinci Abdülhamid han Şam-Mekke demiryolunu yapmaya kalkışınca, alışkanlık icabı, bu proje çok garipsendi. Hatta gülüp, şöyle diyenler bile oldu;

"Biz araba yolu yapmaktan aciziz. Nerede kaldı 2000 küsür kilometrelik demiryolu yapmak? Böyle büyük bir projeyi gerçekleştirmek için gerekli para ve bilgimiz var mı?"

Daha garibi, başmühendis olarak davet edilen Alman Mayster Paşa da hattın yapılabileceğine inanmazdı. Bu adamla aramızda dostluk vardı. Bir defasında ona bu husustaki fikrini sordum. Şam'dan Maan'a kadar ulaştırabileceğini ama Maaan'dan Medine'ye ulaştırmanın mümkün olmadığını söyledi;

"Paranın bulunacağı farz edilse bile bu hattın önünde öyle tabii engeller vardır ki, bunları aşmak güçtür. Çünkü demiryolu için her istasyonda su lazımdır. Su ise ancak birkaç istasyonda buılunur. Yağmur suyu ile dolacak sarnıçlar yapsak, yazın, şiddetli hararetler dolayısyla suların buharlaşmayacağından emin olamayız.

Sonra başka zorluklar daha var. Demiryolu kumlu bölgelerden geçecek. Kum fırtınası hattı kapatır. Hat boyunca kındıra, kamış ve ılgın bitkileri ekmeden bunu engellemek mümkün olmaz. Bunların büyümesi için yine su lazımdır. O arazide su ne gezer?"

Sonra bedevilerin demiryoluna verecekleri zararlardan bahsetti..

Merhum Şekip Arslan devamında bütün ümitsizliklere rağmen hattın büyük bir başarılı ile tamamlandığını ve eğitimini Oxford Üniversitesinde yapmış olan bir Hindli zatın kendisine "İngiltere'de bile bu kadar muhkem bir demiryolu bulunmaz. Eğer gözlerimle görmese idim böyle bir hattın varlığını kabul etmezdim."

Arslan diyor ki; "Şam bu hattan yılda iki bin Mısır lirası istifade etmeye başladı. Demiryolunun geçtiği köyler imar edildi. Arazinin fiatı korku şekilde yükseldi. Medine'nin bayındırlığı kat kat arttı. Bütün bunlardan fazla olarak hacıların, ziyaretçilerin, tüccarların ve yolcuların çektikleri zahmet alabildiğine azaldı. Bedeviler hatta en küçük çapta bile tecavüz etmediler."

Sonrasında ise, Birinci dünya savaşı akabinde bölgeyi işgal eden İngiliz ve Fransızların ilk işi Müslümanların birbiriyle sıkı temas kurmalarını sağlayan bu hattı iptal etmek oldu..

Günümüzde yerli ve milli sanayi hamlelerimize "biz yapamayız" mantığıyla yaklaşanları hatırlattı bu demiryolu projesi..

ŞU İNGİLİZ KADAR ŞUURLU OLABİLSEK

Şu günlerde gündemimizde yerli ürünleri kullanma hususu var. Bu konuda bir misal olsun diye yine merhum Şekip Arslan'ın bir nakline yer vermek istiyorum;

"Güvenilir bir kimse bana, Şarkta yüksek bir mevki sahibi olan bir İngiliz tanıdığını söyledi. Bu İngiliz, evinini günlük ihtiyaç malzemelerini oradaki bir İngiliz dükkancıdan almasını hizmetçisine emrederdi.

Bir gün hizmetçi bir hesap pusulası getirdi. Bir ayda yirmi Mısır lirası artırdığını söylüyordu. İngiliz bunu nasıl yapabildiğini sordu.

-Alışveriş yaptığımız İngiliz dükkanını bıraktık. Yerli bir Arap dükkanından alışveriş yapmaya başladık da ondan.

-Bundan sonra İngiliz dükkanından alışveriş yapacaksın.

- Ayda yirmi Mısır lirası zarar etsek te mi?

- Ayda yirmi Mısır lirası zarar etsek te!

Kaynak

1- Emir Şekip Arslan, Li mâzâ Teahhere'l Müslimun, Müslümanların Gerileme Sebebleri, çev. Abdülvehhab Öztürk, Nur Yayınları, Ankara, Tarihsiz.

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

TARİHTE BUNLAR OLDU-50

TARİHTE BUNLAR OLDU-50

Sultan İkinci Abdülhamid han Şam-Mekke demiryolunu yapmaya kalkışınca, alışkanlık icabı, b

TARİHTE BUNLAR OLDU-49

TARİHTE BUNLAR OLDU-49

ALMANYA CEPHESİNDE DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK Biraz abartı gelebilir ama Almanların Alman birliğ

TARİHTE BUNLAR OLDU-48

TARİHTE BUNLAR OLDU-48

Mercidabık zaferini kazanıp Haleb’i, Şam’ı ve Suriye’yi zapt eden Yavuz Selim hanın hazi

TARİHTE BUNLAR OLDU-47

TARİHTE BUNLAR OLDU-47

Tarihteki ilginç hadiselerden birisi de hayvanların muhakeme edilmesidir. Ortaçağ Avrupa tarihi

TARİHTE BUNLAR OLDU-46

TARİHTE BUNLAR OLDU-46

“ON SENELİK PLAN MI?” Bir milletin başına gelecek en büyük felaketlerden birisi, devletin

MÜCAHİDE BİR ANNE’NİN MÜTHİŞ BİR HİTABESİ

MÜCAHİDE BİR ANNE’NİN MÜTHİŞ BİR HİTABESİ

Mevlana Ali Cevher ve Mevlana Şevket Ali kardeşler, 20. Asrın ilk yarısında adından çokça ba

TARİHTE BUNLAR OLDU-45

TARİHTE BUNLAR OLDU-45

“SUÇLU BİZİZ” 25 Aralık 1926’da, 25 yaşında Japon İmparatorluk tahtına oturan Prens H

TARİHTE BUNLAR OLDU-44

TARİHTE BUNLAR OLDU-44

KORE ŞEHİDLERİNİN RUHUNA EĞLENCE TERTİP EDİLMESİ Merhum Tahir’ül Mevlevi, 1950’lerin T

TARİHTE BUNLAR OLDU-43

TARİHTE BUNLAR OLDU-43

TAHİR’ÜL MEVLEVİ’NİN GÖZÜNDEN BİR DEVİR Tahir’ül Mevlevi, Osmanlının yetiştirdiğ

TARİHTE BUNLAR OLDU-42

TARİHTE BUNLAR OLDU-42

1948 FİLİSTİN HARBİNDEKİ BOŞNAK MÜCAHİDLER 1989’da Afganistan’da şehid düşen Fili

TARİHTE BUNLAR OLDU-41

TARİHTE BUNLAR OLDU-41

29 Ocak 1932’den 16 Haziran 1950 tarihine kadar, çoğunluğu Müslüman olan ve İslâm ile özde

Al-i İmran,139

"Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir."

GÜNÜN HADİSİ

İlim talebi için yola çıkan kimse dönünceye kadar Allah yolundadır.

(Tirmizi, 2649)

TARİHTE BU HAFTA

*Muhammed Raşid Hz.lerinin Vefatı. (22 Ekim 1993) *Astronomi Alimi Uluğ Bey'in Vefatı(25 Ekim 1449) *Fatih Sultan Mehmed Han'ın Trabzon'u Fethi(26 Ekim 1461)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI