Cevaplar.Org

SÜNNET MERASİMİ VE ÇOCUKLARINI SÜNNET ETTİRECEK ANNE-BABALARA DÜŞEN GÖREVLER

Bu yazı, davet edildiğim bir sünnet merasiminde yaptığım konuşmanın daha sonra kaleme alınmış halidir. İyi okumalar. Muhterem davetliler, değerli kardeşlerim,


Vehbi Karakaş

vehbikarakas@hotmail.com

2019-06-30 18:47:38

Bu yazı, davet edildiğim bir sünnet merasiminde yaptığım konuşmanın daha sonra kaleme alınmış halidir. İyi okumalar.

Muhterem davetliler, değerli kardeşlerim,

Rivayetlerde gönül meyvesi olarak tarif edilen sevgili çocuklarımızın sünnet düğününde bulunuyoruz. Düğününüz hayırlı ve mübarek olsun.

Bu mutlu günü hepimize yaşatan Allah'a sonsuz hamd ve şükranlarımızı arz ediyor, zor görünen ama sağlık için gerekli olan bu sünneti bize bırakan Sevgili Peygamberimize de sonsuz salat ve selamlarımızı gönderiyoruz.

Çocukların sünnet operasyonu, ilk defa peygamber İbrahim (as) la başlamış, Peygamber Efendimizle kıyamete kadar yaşayacak bir sünnet haline getirilmiştir.

Sünnet, Kelime-i Şehadette olduğu gibi Müslümanla kâfiri birbirinden ayıran bir alamettir. Bazı âlimlerce vacip, hattâ farz denecek kadar önemli bir emirdir.

Sünnet o kadar önemlidir ki, bir kısım âlimler, sünnet olmayan mühtedinin Müslümanlığının noksan olacağına, sünnetsizin namazının caiz olmayacağına, kestiğinin yenilmeyeceğine, Kâbe'yi tavaf edemeyeceğine hükmetmişlerdir.

Hadis'te: "İslâm'a girince küfür tüyünü at, sonra sünnet ol."[1] buyurulmuştur. Sahanın otoriteleri: "Hayatına mal olacak dahi olsa yaşlı kişinin bile sünnet olması gerektiğini söylemişler,[2] meselenin önemine dikkat çekmişlerdir.

Tıp açısından da Sünnetin çok yararları olduğu söylenmekte, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu bir kalkan olduğu bildirilmektedir. İdrar yolu iltihaplanmalarının, sünnetsizlerde 20 kat daha fazla olduğu tesbit edilmiş, sünnet geleneği olmayan toplumlarda çocukların % 15-20'sinin sağlık sorunları nedeniyle zorunlu sünnet edildiği kaydedilmiştir.

Hadis-i şeriflere göre sünnet beş fıtrattan biridir. Fıtrat, peygamberlerin sünneti ve din olduğunu söyleyenler olmuştur.[3] Beş fıtrat şunlardır: 1-Hitan (Sünnet olma), 2-Etek tıraşı, 3-Koltuk altı temizliği, 4-Tırnakların kesilmesi, 5-Bıyıkların düzeltilmesi ve kısaltılması.[4]

SÜNNETİN VAKTİ

Sünnet için iki vakit vardır:

1-Vücûp vakti=Zorunlu vakit.

2-İstihbab vakti=Zorunluluğun olmadığı vakit.

Çocuk bülûğ çağına erdi mi sünnet olması vacip olur. Bülûğ çağından önceki zaman da istihbab yani zorunlu olmayan vakittir. "En iyisi, çocuğun yedinci gününde sünnet ettirilmesidir."[5] Diyenler de olmuştur.

Dünyaya geldikten sonra yedinci günün de ana-babanın yapmaları gereken bazı görevleri daha vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

1-Çocuğa güzel isim verilir, sünnet edilir. 2-Eziyet veren şeyler giderilir. 3-Kızsa kulağı delinir. 4-İmkânları varsa akîka kurbanı kesilir, fakir-fukaraya, eşe-dosta ziyafet çekilir. 5-Başı tıraş edilir, 6-Tıraş edilen saçın ağırlığınca altın ve gümüş sadaka olarak verilir.[6]

Değerli kardeşlerim,

Sünnet var farzdır, beş vakit namaz ve Cuma namazı gibi.

Sünnet var vaciptir, bayram namazları, vitir vacip ve çocuklarımızı sünnet ettirmek gibi.

Sünnet var şeairdir (olmazsa olmazlardandır) ezan gibi, örtünme gibi.

Sünnet var edeptir, Hz. Peygamberin ahlakı, yaşama biçimi ve davranışları gibi.

Peygambere uyan, onun ahlakını yaşayan edepli olur. Onun ahlakını yaşamayan edepten mahrum kalır. Bî edep mahrum başed, ez lutfi Rab. Yani Peygamberin sünnetinden ve ahlakından mahrum kalan, edepten yoksun kalır, edepten yoksun kalan da Allah'ın rahmetinden, Peygamber'in şefaatinden mahrum kalır.

Peygamberimiz şiddet peygamberi değil, şefkat ve merhamet peygamberidir. Onun rahmetinden istifade etmeyen kalmamıştır. Çünkü Allah onu: "Biz seni âlemlere rahmet gönderdik"[7] ayetinde de ifade buyurduğu gibi âlemlere rahmet göndermiştir.

Oda herkese şefkatle, merhametle muamele etmiştir. Hattâ düşmanlarına bile. Eliyle diliyle kimseyi incitmemiştir. Müslüman'ın tarifini de zâten: "Müslüman, eliyle, diliyle kimseyi incitmeyen insandır."[8] Şeklinde tarif etmiştir. Ondan ilhamla büyüklerimiz:

Sakın incitme bir canı, yıkarsın Arş-ı Rahman'ı

Demişlerdir.

Müslümanlardan çocuklarını sünnet ettirmeyen yok. Bu tebrike ve takdire layık bir davranıştır. Peygamberin bu sünnetine sahip çıkan Müslümanlardan, özellikle Müslüman anne-babalardan yine beklenir ki

1-Peygamberin ahlakıyla ahlaklansınlar, 2-Çocuklarına Peygamber'in güzel ahlakını kazandırsınlar, 3-Beş vakit namazlarını kılsınlar, 4-Yalan söylemesinler, 5-Gıybet etmesinler,6-İlme, ulemaya saygı göstersinler, 7-Haksızlık yapmasınlar, 8-Örtünmenin, giyim ve kuşamın edeplerini öğretsinler, 9-Anaya-babaya öf denilmeyeceğini bildirsinler, 10-Kimseye hakaret etmesinler, eliyle –diliyle kimseyi incitmesinler, 11- Cana kıymasınlar, 12-Eşlerini aldatmasınlar, şiddet uygulamasınlar, 13-Üç kuruşluk dünya menfaati için dinlerini, değerlerini satmasınlar, birbirlerine lakap takmasınlar. 14-Allah'ın emrettiği helallere yapışsınlar, haram ve yasaklarından da kesinlikle uzak dursunlar.

Anne-babalarında bu ahlakı bulan çocuklar da ahlaklı olur, devlete ve millete faydalı birer insan olurlar.

Müslümanlar bugün bu ahlakı hakkıyla benimseyip yaşayamadıkları için, başları beladan kurtulmamakta ve iki yakaları bir araya gelmemektedir.

Bu ateşi söndürmenin tek çaresi Müslüman olduğumuzu, kardeş olduğumuzu hatırlamak, Müslüman olmanın ve kardeş olmanın gereğini yapmaktır.

Ey çocuklarını sünnet ettiren Müslüman kardeşlerim! Türkiye'yi ve dünyayı cennetleştirmek istiyorsanız, çocuklarınızın sünnetine verdiğiniz önem kadar, Peygamberin ahlakını yaşamaya ve o ahlakı çocuklarınıza kazandırmaya da önem veriniz.

Bu duygu ve düşüncelerle sünnet olan çocuklarımızın gözlerinden öpüyor, Cenab-ı Hak'tan onlara, hepimize sağlık ve afiyet, takva ve amel-i salih, kâmil iman ve güzel ahlak, ülkemize de huzur ve güven niyaz ediyorum.

Dipnotlar

[1] Ebu Davud, Taharet, 128

[2] Canan, İbrahim, Peygamberimizin Sünnetinde Terbiye, 90

[3] Canan, aynı yer, 88

[4] Buharî, Libas, 64; Müslim, Tahret, 49; Ebu Davud, Tereccül, 16; Tirmizî, Edep, 14

[5] Canan, aynı eser, 91

[6] Geniş bilgi için bkz. Canan, aynı eser, 88

[7] Enbiya, 21/107

[8] Buhârî, iman 4; Ebû Dâvûd, cihad 2

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-9

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-9

Fransa Fransa’da yasaklar Yahudileri korumak, Müslümanları ise cezalandırmak için vardır.

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-8

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-8

Fatıma Mushafı Bu efsanelerden ikisi kayıptır, bu kayıplardan birisi Mushaf-ı Fatıma’dır.

İSLAMİYET, CAMİLERE VE TÜRBELERE HAPSOLACAK MÜNZEVİLER DİNİ DEĞİLDİR.

İSLAMİYET, CAMİLERE VE TÜRBELERE HAPSOLACAK MÜNZEVİLER DİNİ DEĞİLDİR.

1-Camiler ilim merkezleri olmalıdır. Camiler, sadece namaz kılınan kurumlar değil, aynı zaman

DEPREMDEN DEĞİL, DEPREMİN DİZGİNLERİ ELİNDE OLANDAN KORKALIM!

DEPREMDEN DEĞİL, DEPREMİN DİZGİNLERİ ELİNDE OLANDAN KORKALIM!

Her deprem sonrası deprem uzmanı ve yer bilimci hocalara mikrofonlar uzatılır, bilgiler alınır

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-7

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-7

Deccal Görüldüğü gibi Mesih ve asimetrisi Deccal’ın buluşma/kapışma noktası Filistin ve

BİR YILDIZ POPÇUNUN KONSERİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

BİR YILDIZ POPÇUNUN KONSERİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Duydum ki ünlü bir pop şarkıcısı Antalya’da bir konser vermiş. 49 yaşındaki bu popçu sah

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-6

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-6

Cezayir *Cezayir’de Arap Baharı yaşanmadı peki ya sonuç? 77 yaşında tekerlekli sandalyeye m

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-5

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-5

Bâtınilik • Bâtınilik mugalâta ve kandırmaca üzerine kuruludur. Kısaca insanlardan akıll

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-4

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-4

Ayasofya *Ayasofya’nın açılması, ezanın aslı suretine çevrilmesinden sonra ikinci adım ol

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-3

MUSTAFA ÖZCAN İLE A’DAN Z’YE-3

Akademisyenler Son sıralarda dava adamlarından ziyade bilim adamları ün saldı ve makbul oldu

DEPREMLERİ NASIL OKUMALIYIZ?

DEPREMLERİ NASIL OKUMALIYIZ?

Sakarya Üniversitesi, 17 Ağustos 1999 depreminin 10. Yılı münasebetiyle bir panel düzenlemişt

O gün ne mal fayda verir, ne de evlat. Ancak Allah'a selim bir kalb ile gelenler (fayda görürler.)

Şuara, 88-89

GÜNÜN HADİSİ

Bir kimseye şer olarak bir müslüman kardeşine hakaret etmesi kafidir.

Riyazü's Salihin, 3/1605

TARİHTE BU HAFTA

*Nizamü'l-Mülk'ün Şehadeti(14 Ekim 1092) *II.Kosova Zaferi(17 Ekim 1448) *Gedik Ahmed Paşa'nın Vefatı(18 Ekim 1482)

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI