Cevaplar.Org

DİZ ÜSTÜ OTURMAK

Bundan elli yıl önce köyde otururduk. Ekmeğimizi annem tandırda pişirirdi. Önce diz üstü çöker, un elerdi. Sonra diz üstü çöker, hamur yoğururdu. Daha sonra diz üstü çöker, tandırda ekmek pişirirdi. Annem çamaşırı da diz üstü çökerek yıkardı.


İbrahim Köse

ibrahimkose60@gmail.com

2021-02-22 09:58:32

Bundan elli yıl önce köyde otururduk.

Ekmeğimizi annem tandırda pişirirdi.

Önce diz üstü çöker, un elerdi.

Sonra diz üstü çöker, hamur yoğururdu.

Daha sonra diz üstü çöker, tandırda ekmek pişirirdi.

Annem çamaşırı da diz üstü çökerek yıkardı.

O zaman köyde, köy odası sayılabilecek, taş duvarlardan oluşan büyük bir odamız vardı. Akşamları dedemin yaşıtları, babamın arkadaşları toplanır ya Hazreti Ali'nin kesik baş hikâyesini okurlardı ya cenk hikâyeleri anlatırlardı ya da Kerem ile Aslı hikâyeleri muhabbeti yaparlardı.

Biz çocuklar o zaman sekiz on yaşlarında, büyüklerin yanında diz çöker, otururduk.

Gençler de büyüklerin yanında diz çöker, otururdu.

Diz çöküp oturmak toplumda küçüklerin büyüklere gösterdiği saygı icabıydı.

Bu gün (Allah kabul etsin.) namaz kılarken diz çöküp ettehiyyatu'na oturunca, aklıma, bu oturuşun anlamı takıldı. Namazda Allah'ın huzurunda niçin bu şekilde oturduğumuzu düşündüm.

Düşündüm de bütün kılınan namazların süresinde en çok zaman ayrılan vücut şeklinin bu olduğunu buldum.

Peygamberimiz de Miraç'ta Allah'ın huzurunda bu şekilde oturmuştu.

İnsanlar bazı önemli hareketleri iyice yapabilmek için aynı hareketi defalarca yaparlar. Askerde erler selam vermeyi aynı hareketi yüzlerce defa yaparak öğrenirler.

Sporcular bir atlamayı, bir ağırlık kaldırmayı veya bir başka hareketi yüzlerce, binlerce defa yaparak pratikleşirler, vücutlarını alıştırırlar.

Demek ki insan da bu dünyada diz üstü oturmayı o kadar çok yapmalı ki ahirette Allah'ın huzurunda bu hareket ona çok doğal gelmeli. Orada otururken çok rahat olmalı.

Böyle düşününce namazlardaki diz üstü oturuşları o kadar çok hoşuma gitti ki:

Ettehiyyatu'lar hiç bitmesin istedim.

17.07.2020

Bandırma

 

 

Bu yazıya yorum yazın


Not: Yanında (*) işareti olanlar zorunlu alanlardır.

Bu yazıya gelen yorumlar.

DİĞER YAZILAR

DİZ ÜSTÜ OTURMAK

DİZ ÜSTÜ OTURMAK

Bundan elli yıl önce köyde otururduk. Ekmeğimizi annem tandırda pişirirdi. Önce diz üstü

EDEPSİZLİĞİN ADI ERGENLİK

EDEPSİZLİĞİN ADI ERGENLİK

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla... Hacı hacıyla Mekke’de, derviş dervişle tekkede, e

ANNE KARNINDAKİ BEBEĞİN RABBİYLE DİYALOĞU

ANNE KARNINDAKİ BEBEĞİN RABBİYLE DİYALOĞU

Anne karnındaki bir bebeğin ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı

SİGARALI GENÇ VE BEN

SİGARALI GENÇ VE BEN

Yolcu minibüsünün içindeyim. Çarşıdan Fakülteye gidiyorum. Bir durakta kahvehaneden çıkan

EY HER YERDEN GÖRÜNEN VE HER YERDEN GÖREN! SENİ İSTİYORUM!

EY HER YERDEN GÖRÜNEN VE HER YERDEN GÖREN! SENİ İSTİYORUM!

Namaz için kalkmıştım. Kıyamda durdum, kâinatı kıyamda gördüm. Rükûa vardım, kâinatı

YOLA ÇIKMAK

YOLA ÇIKMAK

Biraz sonra yola çıkacağız. On bin metre yükseklikten, üç bin kilometre yol kat edeceğiz. Bu

KAPTANLIK KOLAY BİR ŞEY DEĞİLDİR

KAPTANLIK KOLAY BİR ŞEY DEĞİLDİR

Stuttgart Hava Limanı’nın alt katında bütün dinler için ayrılan ibadethanede namaz kılarke

ARABAYI UNUTTUM

ARABAYI UNUTTUM

Unutmak çok kötü bir şeydir. Bu gün çarşıdan gelirken bir yerde arabayı park edip bir iki

İŞTE KOLAY KÂRDA ÇOK

İŞTE KOLAY KÂRDA ÇOK

İşte cemaatle namaz kılma hareketi, kaptanı imam olan mescit botuna binerek en emin arkadaşlarl

GÖKÇEADA DEPREMİ

GÖKÇEADA DEPREMİ

Belirtilen tarihte bütün Ege’de ve dolayısıyla Tavşanlı’da çok şiddetli bir deprem oldu.

24 SAAT MİSAFİR KALDIĞIM ANKARA

24 SAAT MİSAFİR KALDIĞIM ANKARA

Yıllar önceydi, M.E. B’ndaki bir sınav için Ankara’da bulunuyordum. Ankara soğuk, sınav zo

Ne yerde ne gökte zere ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz.

Yûnus,61

GÜNÜN HADİSİ

Takat getirebileceğiniz ameli alınız.Allah'a yemin olsun ki siz usanmadıkça Allah usanmaz.

Müslim, Kitabu Salati'l-Musafirin ve Kasriha

TARİHTE BU HAFTA

*Selahaddin Eyyubi'nin vefatı-4 Mart 1193 *Yeşilayın kuruluşu-5 Mart 1920 *İmam hatip okullarının açılışı-6 Mart 1951 *Alvar imamı Hace Muhammed Lütfi hz'nin vafatı-10 Mart 1956

ANKET

Sitemizle nasıl tanıştınız?

Yükleniyor...

SİTE HARİTASI