İman Hizmetinde Acı Tatlı Anılar

SUNGUR AĞABEY\'İN HİZMET ŞUURU

Hatıramız, Hz. Üstad'ın "fena fin nur" dediği, yine nur üstadın "Kahraman" iltifatına mazhar olmuş muhterem Sungur Ağabey'e ait. Hatırayı nakleden, kendisinden çok istifade ettiğim ve ciddi saygı duyduğum, Sungur Ağabeyin 10 sene şoförlüğünü yapmış, muttaki ve müdakkik eski bir nur talebesi olan, Kilis'te mukim Abdullah Barışkan Ağabeydir. 

Sungur Ağabey ilk Risale-i Nurları tanıdığı zamanlarda (Allahu âlem 1946-47 olabilir)köy yerinde erken yaşta evlenildiğinden, yeni evli iken, Hz. Üstad'ı ziyarete gitmek istiyor. Bir gün aniden, kimseye haber vermeden kalkıp Hz.Üstad'ı ziyarete gidiyor. Tabi o dönemde şimdiki gibi iletişim ve ulaşım vasıtaları yok, eve haber veremiyor, ancak haftalar sonra eve geliyor.

Eve girdiğinde herkesin yüzü adeta mahkeme duvarı, kaynanasının, hanımının yüzü asık.. Tabii habersiz kalkıp gitmiş, haftalar sonra gelmiş.. Onlar da, gerek meraktan, gerek endişeden, gerek tek kaldıklarından, zor durumda kalmışlar.. Kimse Sungur Ağabeye yüz vermiyor, tepki gösteriyor. Hatta o gece Muhterem Sungur Ağabeyi sofraya bile çağırmamışlar, yemek yememiş, acı acına yatmış mübarek ağabeyimiz. Çok zor bir durum.

Sabah olunca hanımı fedakâr, mübarek Emine Ablamız diyor ki:

-Sungur, sen kalk Üstadın hizmetine git, ben yün eğirir, odun toplar, çocuklara bakarım, bizi düşünme.

Sungur Ağabey hayret ediyor. "Allah Allah, dün gece yüzünü asan, tavır koyan kadına ne oldu? Tam tersi değişti böyle" diyor.

Hanımı devam ediyor:

-Dün gece rüyamda Hz.Üstad'ı gördüm. Baktım bizim evin bahçesindeki kuyudan cehennemin alevleri gibi alev çıkıyor ve insanlar birbirlerini tutup tutup kuyuya atıyor. Hz.Üstad kuyunun başında duruyor ve diyor ki;

-Ben Sungur'la birlikte bu insanları kurtarmaya çalışıyorum, bize karışma.

Bunun üzerine Emine abla tam canı gönülden Sungur Ağabeye destek oluyor, büyük fedakârlık gösteriyor, çocuklara hem ana hem baba oluyor, babalarının eksikliğini hissettirmiyor.

Daha sonra ki bir dönemde Sungur Ağabey Üstadın yanına giderken hanımı hamiledir. Hanımını o halde bırakıp hizmete gider.(Düşünün ne zaman geri döner böyle bir insan? Günümüzde birkaç saat derse gelemeyenlere, bahaneler üretenlere büyük ders vardır)Sungur Ağabey tam üç yıl sonra geri döner. Geldiğinde çocuğunu yürürken görür. Hanımının tepkisi ve sözleri müthiş:

-Ne oldu, niye geri geldin? Yoksa Üstad seni kovdu mu?

Bizim havsalamızın alamayacağı sadakat, fedakârlık, gayret, hizmet aşkı bu olsa gerek. Bu zatlar adeta sahabenin günümüzdeki temsilcisi, sahabe gibi yaşayan ağabeyler. Zaten Üstad Risale-i Nur'un "sahabe mesleğinin bir cilvesi" olduğunu söylüyor. Rabbim bu vasıflardan hissemizi ziyade etsin.

Cenab-ı Hak, Sungur Ağabeyimize sıhhat, afiyet, hizmette hayırlı uzun ömür ihsan etsin. Âmin

Mevzuu Merhum Zübeyir Ağabeyin duasıyla bitirelim.

Ya Rabbi!

Bizi kendine layık kul,

Peygamberimize(asm) layık ümmet,

Üstad'a layık talebe,

Ağabeylere layık kardeş eyle. ÂMİN

Not; İnşallah bundan sonra 15 günde bir yazılarıyla sitemizde hizmet verecek muhterem Ferhat Doğan beye aramıza "hoş geldiniz" diyoruz. Cevaplar.org

 

1 Yorumlar

  • selamın en guzeli sizlere olsun ferhat abiyi anlatmak istiyorum o bizi derslere çağırdı gitmezdik onun kıymetını bilemedik ama şimdi risaleyı nur kullıyatatından istifade etmeye çalışıyoruz bu anlamak ve ve insanlar bu guzel eserden istifade etsinler diye haftada 3 defa 7 km yolu seve seve gidip dersler yapıyoruz allah biiz bu yoldan ayırmasın farhat ağabeyımızden rabbim razı olsun o risaleyı nur külliyatını okyan ayrıca seven bir abi istiyorki butun insanlık bu eserden istifade etsin rabbim bu yoldan kensiini ayırmasın allah sinesinden kuranı efendimiz asm aşkını alamsın kensine hem bu dunyada hem ahirette guzellikler versin

    Bu yorum faydalı mı?

Yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapın.